Oruçluyken Sağlıklı Bir Şekilde Susuzluğu Önlemenin Yolları

06.05.2020
192
  • Oruçluyken Sağlıklı Bir Şekilde Susuzluğu Önlemenin Yolları

    Oruçluyken Sağlıklı Bir Şekilde Susuzluğu Önlemenin Yolları

    Oruç tutarken en fazla yaşanan sıkıntılardan biri, susuzluk hissinin artmasıdır. Özellikle günlük yeterli ve düzenli bir şekilde su tüketenler, oruçluyken daha fazla susuzluk hissi yaşamaktadır. Oruçluyken sağlıklı bir şekilde susuzluğu önlemenin yolları başlığı altında, susuzluk hissini nasıl en aza indirebileceğiniz hakkında bilgiler verdik.

    Oruçluyken Sağlıklı Bir Şekilde Susuzluğu Önlemenin Yolları

    Metabolizmanın sağlıklı bir şekilde çalışması için suyun büyük öneme sahip olduğunu belirten uzmanlar, bu önemin oruçlu iken daha fazla olduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.

    Zira vücudun yeteri kadar su almaması durumunda vücudun besinlerden elde edilen yağları, proteinleri ve karbonhidratları, vücudun ihtiyacı olan şekilde kullanması fazla mümkün olmamaktadır. Vücudumuzun %70 oranında sudan oluşması da, suyun bizler için önemini daha iyi anlamımızı sağlayan önemli bir bilgidir. Tansiyonumuzun kontrol altında tutulması, besinlerin sağlıklı sindirilmesi ve sağlıklı bir metabolizma için, yeteri kadar su tüketilmesi şarttır.

    Yeterli Miktarda Su Tüketin

    Vücudun günlük su ihtiyacı, ortalama olarak 2,5 litredir. Daha doğrusu uzmanlar, yetişkinlerin günlük bu miktarda su tüketmelerinin sağlık açısından önemli olduğuna vurgu yapmaktadır.

    Ramazan ayında tüketilen besinleri de dikkate alırsak, günlük iftarla sahur arasında 3 litre su tüketmek, oruçluyken sağlıklı bir şekilde susuzluğu önlemenin yolları arasında oldukça önemlidir.

    Sıvı ihtiyacı çay ya da şekerli içecekler ile değil, kesinlikle su ile karşılanmalıdır. Şayet günlük 3 litre su tüketimi özellikle Ramazan ayında fazla mümkün değilse bile, bu ay içerisinde sağlıklı bir metabolizmaya sahip olmak ve susuzluğu en az seviyede hissetmek için en azından 2 litre su tüketmeye özen gösterilmelidir.

    Tuzlu Besinlerden Uzak Durun

    Yüksek tuz içeren besinler, böbrek fonksiyonları üzerindeki etkisi sebebiyle vücudun daha fazla suya ihtiyaç duymasına neden olmaktadır. Böylelikle susuzluk hissi de, doğal olarak artacaktır. Oruçluyken susuzluğu önlemek için, tuzlu yiyeceklerden uzak durulması faydalı olacaktır.

    Özellikle et ve et ürünlerinin fazla tuzlu olması, oruçlu olduğunuz süreçte daha fazla susamanızı sağlayacaktır. yine yağlı ve tuzlu besin maddelerinin bir arada tüketilmesi de, vücudun uzun süre susuzluk çekmesine neden olacaktır.

    Şekerli İçeceklerden Uzak Durun

    Başta kola ve fabrika ürünü meyve suları gibi şekerli içecekler, oruçluyken susuzluk çekmenizi sağlayacak baş aktörlerdir. Birçok insan orucun susuzluk hissi verdiğini zannetse de, aslında Ramazan ayında fazla tüketilen kola ve diğer içecekler susuzluk hissetmenin en temel nedenlerinden biridir.

    Böbreklerin alınan sağlıksız şekeri seyretmeye çalışmasıyla ortaya koyacağı efor hem vücudun su kaybına, hem de kendinizi halsiz hissetmenize sebep olacaktır.

    Ağır Besinlerden Uzak Durun

    İftar ve sahur sofralarında, Türk mutfak kültürünün de bir gerçeği olarak ağır besinler tüketmekteyiz. Özellikle oruçtan çıktığımız iftar sofralarında, daha fazla ağır besinler tüketiyoruz.

    Ağır besin kaynakları, vücudumuzun su ihtiyacının artmasına neden olmaktadır. Alınan besin kaynaklarında şekerin ayrıştırılmasında büyük çaba gösteren böbrekler, yine su kaybının da bu esnada artmasına sebep olacaktır. Bu yüzden daha hafif besinler tüketilmeli, özellikle sahur yemeklerinde bu uyarı daha fazla dikkate alınmalıdır.

    Oruçlu iken sağlıklı bir şekilde susuzluğu önlemenin yolları arasında yukarıda sayılanlar önemli iken, fazla enerji harcamaktan kaçınmak ve uyku düzenine dikkat etmekte ayrıca önemlidir.

    Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
    YAZAR BİLGİSİ
    YORUMLAR

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.